Yazılar2024-05-15T17:59:34+03:00

Camille Claudel ve daimon

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 26.05.2024 Sanatsal yaratıcılık, deha, ikisinin uyumundan doğan mutluluk, uyumsuzluğundan yansıyan melankoli... Tüm bunlar ortaçağ ile birlikte günahla eşleşmiş, kadının yaratıcılığına gem vurulmasıyla sonlanmış sayısız yaşamöyküsüne konu olmuş. Camille Claudel’inki de bunlardan biri. Fransız heykeltıraş Camille Claudel’in hüzünlü öyküsü duyan herkesi derinden etkiler. Henüz çocuk yaşta heykel yapmaya başlayan Claudel, Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne kadınların alınmadığı bir tarih diliminde, 1800’lerde yaşamıştır. Gençlik yıllarında kadınlardan oluşan bir atölyede çalışırken kendisi gibi heykeltıraş olan Auguste Rodin’le tanışmış ve Rodin’e âşık olmuştur. Yaşadığı aşk, aralarında geçen gerilimli ilişki Camille’i hem büyük bir sanatçı yapmış hem de derin bir yalnızlığa [...]

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

İnsan doğasının geleceği

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 12.05.2024 Özellikle 20. yüzyılın başında entelektüel çevrelerde oldukça yaygın bir düşünce olan öjeni ile ilgili felsefe dünyasının ne düşündüğüne gelin bir bakalım. Jurgen Habermas “İnsan Doğasının Geleceği” başlıklı tezinde biyoteknoloji ve genetik alanında yaşanan gelişmelerin bir kritiğini yapar. Habermas’ın odaklandığı konulardan biri ahlaktır, haklı olarak şöyle der: “Ahlak, insanlar arası ilişkilerde gündeme gelir.” İnsan genetiğine bilinçli müdahale (öjeni) uzun zamandır gündemde olan bir konudur. Habermas, anne ve babanın henüz dünyaya gelmemiş bir embriyoya genetik olarak müdahale etmesini saç rengi, boyu, gözleri, hatta zekâsını belirlemesinin ahlaka zarar vereceğini söyler. Ahlak insanlar arası ilişkide geçerlidir ve [...]

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

İbni Sina, Batı aydınlanması ve Hay Bin Yakzan

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 28.04.2024 “Kendini eğiten filozof” İbni Sina’nın Batı aydınlanmasına katkısı bilinenden çok daha büyüktür. Bir edebi kurgu türü olan “robinsonat” ana karakterin ıssız bir yerde (yaygın olarak bir adada) mahsur kalarak hayatta kalma mücadelesini anlatan eserlere verilen isimdir. Robinsonatların tarihte ilk örneği ise “Hay Bin Yakzan”dır.  9. yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen Salaman ve Absal öyküsünden etkilenip Hay Bin Yakzan fikrini ilk gündeme getiren kişi İbni Sina’dır. İbni Sina’dan etkilenen Endülüslü düşünür İbn-i Tufeyl, 12. yüzyılda Hay Bin Yakzan’ı roman olarak kaleme alır ve adını tarihe yazdırır.  Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Sevmek; sen ve ben

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 14.04.2024 Ludwing Feuerbach Almanya’da “Sol Hegelciler” olarak tanınan filozofların en başında gelir. 1840’larda çıkardığı eserlerle hem çağdaşlarını hem de kendisinden sonra gelen pek çok ismi deyim yerindeyse yerinden oynatmıştır. Engels, onun etkisini şöyle özetliyor: “Heves herkese yayılmıştı, hepimiz birden Feuerbach’çılar olmuştuk.” Engels dışında Marks, Nietzsche, Freud, Buber, Heidegger ve Sartre gibi farklı düşünürleri etkilemiş olan Feuerbach’ın en çok etkilendiği isim ise Hegel’dir. Hegel felsefesinin kendisinden önceki felsefi görüşlerden kesin biçimde ayrıldığını düşünen Feuerbach aynı zamanda Hegel’i eleştirmiş ve onu aşmak için büyük çaba harcamıştır. Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Makineler zeki midir?

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 31.03.2024 İnsan ve makine arasındaki bilişsel farkları ayırt etmek zor olabilir ama insanın farkı sistemin dışına çıkabilmesidir. Pascal ve Leibniz 17. yüzyılda toplama ve çıkarma yapan makineler tasarlamışlardı. Ancak bu makinelerin belleği yoktu yani programlanabilir değillerdi. Makinelerin bu potansiyelini kavrayan ilk kişi Charles Babbage’dır (1792-1871).  Babbage ilginç bir karakterdi. Gürültü kirliliği sorununu dünyada ilk gündeme getiren kişi oydu. Londra sokaklarında özellikle laternacıların (laterna bir org türüdür) gürültü kirliğine neden olduğunu gündeme getirip kampanyalar düzenlemiştir. Laternacıların onu kızdırmak için gece gündüz demeden evinin sokağında serenat yaptığı, Babbage’ın sokağa inip onları kovaladığı söylenir. Yazının tamamı için tıklayın [...]

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Bir canavar nasıl öldürülür?

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 17.03.2024 Geleneksel anlatı kültürümüzün iki karakteri Tepegöz ve Gulyabani’nin bize bilinçaltımızla ilgili ne anlatamaya çalıştığını inceleyelim. Günde 500 koyun ve iki adam yiyen Tepegöz, doymak nedir bilmeyen bir canavardır. Ona ne ok ne bıçak ne de balta işlemektedir. Oğuz halkı canından bezmiş, ölüm korkusu ili baştan aşağı sarmıştır. Elde ümitsizlikten başka hiçbir şey yokken Basat çıktığı seferden dönmüş ve Tepegöz’ün Oğuz halkına yaptığı eziyetleri öğrenmiştir. “Yurduma, insanıma bunca zarar veren bir düşman varken ben rahat uyuyamam!” diyen Basat uzun uzun düşünüp sormuştur, “Bir canavar nasıl öldürülür.” Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Kısa bir masal

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 03.03.2024 Ayiş’in zihninde gaibe uzanan merdivenler vardı. Geceye karanlık gelince merdivenlere adım atar bilinmeze giderdi. Gaipte kimseler yoktu, beklerdi Ayiş. Bir gün biri çıkıp gelecek yanında oturacak, konuşmaya başlayacaklardı. Aşağıda yaşayanlar onunla konuşmuyordu. Ne zaman bir şey sormak için yanlarına gitse yalnızca birkaç kelime edip ondan uzaklaşıyorlardı. Hava her zaman çok soğuktu. Her sabah uyanıp evinin önündeki karları kürekle alır, kendine yol açıp şehrin çeşmesinden eve su taşırdı. Isınmak için sobaya odun atar, patatesleri sobanın üzerinde haşlar, yemeğini yerken kendiyle konuşurdu. Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Theo’ya mektuplar ve aşk

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 18.02.2024 Vincent Van Gogh’u kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplarda aşka ilişkin görüşlerine bir göz atalım. Van Gogh bir zamanlar İngiltere’de maden ocakları işçileri arasında papaz olmak ister, yaşı henüz 25 olmadığı için kabul edilmez. Yerin altında çalışan işçileri düşündükçe “Karanlıkta parlayan ışık” üzerine de düşünür.  Kendisinden dört yaş küçük kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplarda yaşamının nasıl da zor olduğunu görürüz. Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Teknolojiyle gelen tekillik

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar – 04.02.2024 Gelecekteki teknolojik gelişmelerin insan öznelliğini sarsacağı konuşuluyor. Ya bu sözü edilen “özne” hiç var olmadıysa? “Makineleri yakalamaya çalışalım ki hayvanat bahçesindeki maymunlara dönüşmeyelim.” Bu sözler Neurolink’in kurucusu Elon Musk’ın. Madem yapay zekâ her geçen gün bizden daha zeki olacak o zaman önlem almalı, zekâmızı büyütmeli ve birlikte hareket etmeliyiz. Bunun yöntemi bedene yerleştirilen arabirim veya doğrudan sinir arabirimi olarak da bilinen beyin-bilgisayar arayüzleri geliştirmektir. Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok

Gezgin bir âşık: Davud Sulari

Ayşe Acar Cumhuriyet Pazar –  21.01.2024 Kimi âşıklar yerleşiktir. Bulunduğu köyde, kasabada ya da ilde sanatlarını icra ederler. Kimileriyse gezgindir, tıpkı Davud Sulari gibi. Anadolu âşıklık geleneği sanat aracılığıyla Aydınlanmaya sunulan katkıların en başında gelir. Çalıp söyleyen, zaman zaman da hikâye anlatıcılığı yapan bu âşıkların dilinde hiç kuşkusuz kendi gönüllerinde buldukları duygular vardır. Ancak aynı zamanda o gönül içinden geldikleri toplumun tüm duygu yükünü taşır.  Kimi âşıklar yerleşiktir, bulunduğu köyde, kasabada ya da ilde sanatlarını icra ederler. Kimileriyse gezgin âşıktır tıpkı Davud Sulari gibi.  Yazının tamamı için tıklayın

Kategoriler: Cumhuriyet Gazetesi Yazıları|Yorum yok
Go to Top